Atay.nl
 Home  Home
 Over ons  Over ons
 Bestuur  Bestuur
 Projecten  Projecten 
 Help mee  Help mee
 Donateurs  Donateurs
 Vacature  Vacature

 Nieuws  Nieuws
 Blogs  Blogs
 Fotoalbum  Fotoalbum
 Links  Links
 Contact  Contact
 Sitemap  Sitemap
Wilt u op de hoogte gehouden worden van de laatste nieuws? Meld u zich hier aan.

Atay.nl - English Atay.nl - Turkce  home | sitemap | contact   

"Niet klagen, nooit de moed opgegeven, positief in het leven staan." Dat was het motto van Atay Saçan, 31 jaar jong en vol leven; een zorgzame vader en liefhebbende echtgenoot…

Atay.nl - Turkce

Hayal devam ediyor…

Medya:
http://www.atay.nl/meer_6_17_fotoalbum.html
http://www.atay.nl/meer_6_16_fotoalbum.html

“Şikayet etmemek, hiçbir zaman pes etmemek, hayatın içinde pozitif durmak.”

Bu Atay Saçan’ın hayat felsefesiydi; 31 yaşında ve hayat dolu, sevgidolu bir eş ve bir baba....
Ölümü sürekli gözleyen ve hayata her seferinde tekrar meydan okuyan gözü kara bir genç. Cesur bir savaşçı ve son ana kadar pozitif ve her zaman başkalarının üzüntüsüne acıyan. Ne yazık ki aramızdan çok erken ayrıldı...

Durumuna rağmen Atay çok girişkendi. En ağır durumunda ahçılık kursuna, website yapma kursuna gitti ve altı yaşındaki oğlu ile bolca zaman geçirdi. Diğer hastaları teselli eden ve onlara cesaret veren biriydi. Diyaliz bölümünde hemşirelere bile yardım eden biriydi o. Mükemmel espri anlayışı ile herkesin yüzünde bir gülümseme yaratıyordu.

Atay’ın bir hayali vardı. Başkaları için bir şeyler yapmak istiyordu. En büyük arzusu Türkiye’de bir diyaliz merkezi kurmaktı veya var olan diyaliz merkezlerine yardimda bulunmakti. Bunu bu hayatta ne yazık ki yapamadı. Ama bununla biz geride kalan ailesi olarak tatmin olmuyoruz. Atay ve onun hayali, Atay Vakfı’nda yaşam bulmaya devam ediyor.

Böbrek yetmezliği sebebiyle Atay genç yaşta böbrek nakli olmak zorunda kaldı. 18 Yıl boyunca bir donör böbrek ile yaşadıktan sonra, haftada üç kez diyaliz makinesinin yardımı ile yaşamak zorunda kaldı. Bunun yanı sıra Non Hodgkin kanseri ve tiroit kanseri geçirmiş olan ve bunlardan dolayı da kalp yetmezliği olan cesur bir hastaydı. O kadar çok çekmesine rağmen, hiçbir zaman şikayet etmezdi. Atay öyle biriydi.

Atay Saçan 2 Haziran 2007 tarihinde vefat etti. Nevşehir’de aile kabristanında toprağa verildi.

Atay’ın tek bir dileği vardı, Türkiye’de muhtaç olan insanlar için bir diyaliz merkezi açmak. Bu dileği gerçekleştirmek için 2007 yılının yazında ailesi ve arkadaşları tarafından Atay Vakfı kuruldu.

Siz de böbrek yetmezliği ve kanser olan hastaların kaderini düşünüyor musunuz? Atay Vakfı ile birlikte durumları Hollanda’daki hastalardan daha kötü olan Türkiye’deki diyaliz hastalarına yardımcı olmak ister misiniz? O zaman bize farklı şekillerde destek olabilirsiniz. Bağış veya gönüllü hizmet hakkında daha geniş bilgi için bize e-posta gönderebilirsiniz: info@atay.nl

========================================================================================

's-Hertogenbosch, 18 Eylül 2009
BASIN BÜLTENİ: Den Bosch şehrindeki vakıftan Türk hastanesine yardım

Türkiye’deki böbrek hastaları, örneğin 2007 yılında 31 yaşında vefat eden Atay Saçan gibi Hollandalı kader arkadaşlarının sahip olduğu aynı imkanlara sahip değil. Atay Saçan’ın anısına kardeşi Erdinç Saçan bir vakıf kurmuştur. İlk yardım başarıyla yapılmıştır.


Eskişehir ilindeki küçük Çifteler devlet hastanesi beş yataklı bir diyaliz birimine sahip. Bir ameliyathane yapılmakta, ancak gereç için neredeyse hiç bütçe yok. Başhekim bir yazı aracılığıyla Atay Vakfından yardım istemiştir.


Bir ameliyat masası, anestezi materyalleri için bir erzak dolabı ve tıbbi bir aletin finanse edilmesine yönelik talep kabul edilmiştir. Yönetim üyesi Metin Bozçal hastaneyi gezip, satın alınan gereçleri görmüş olup, çok güzel bir teşekkür belgesi almıştır. Bağış edilen 3.500 euro değerindeki miktar bu şekilde somut bir yere ulaşmış bulunmakta. Tam Atay Saçan’ın istediği gibi amaç Türkiye’deki böbrek hastalarının refah düzeyini düzeltmektir.


“Dileğimiz her yıl bir veya iki adet kaliteli proje yerine getirmektir” diyor başkan Erdinç Saçan. “Önemli olan nicelik değil, niteliktir.” Saçan şu an Türkiye’nin orta ve doğusunda çeşitli kurumlarla görüşmekte. Atay.nl web sitesinde Çifteler hastanesinin diyaliz bölümünün bir filmini yerleştirilmiştir. Bu şekilde bağış yapan kişiler paralarının ne için kullanıldığını takip edebilmekte.

=====================================================================

8 Ağustos 2009 Hollanda Konsolosluğu ( İstiklal Caddesi ) - Topkapı Sarayı

 

Bugün artık yürüyüş yok. Sabah keyfinden sonra İstiklal caddesi üzerindeki Hollanda konsolosluğuna doğru yavaş yavaş gidiyoruz.

Burada bizi Hollanda'nın İstanbul başkonsolosu Onno Kervers karşılıyor. Burada aynı zamanda son aylarda yürüyüş esnasında bana yardımcı olan ve buradaki karşlılamanın hazırlıklarını yapan yılların dostu Bas Jansen ve güzel eşi Nilgün var. İstanbuldaki Hollandalılar derneği üyeleri eşliğinde grubumuza bir kokteyl veriliyor.

Kokteylde yürüyüşcülerimiz hem maceralarını anlatıyorlar ve anlattıkcada yeniden o anları yaşıyorlar. Kapıkule'de Hollanda'lı 8 doğa yürüyüşcüsü ile başlayan Türkiye etabı hepimizinde düşüncelerinin ve düşlerinin ötesinde heyecanlı ve muhteşemdi.

Yolumuz bazen güllü ve bazende dikenli oldu. Ben grup lideri olarak herkesi aynı zamanda hem sportif açıdan tatmin edecek hemde tarihi perspektifde Sultanlar yoluna uygun bir güzergah çizmeye çalıştım.

 

Hollanda'nın İstanbul başkonsolosu Sayın Onno Kervers her katılımcının yürüyüş fermanını Kraliçe namına imzaladı. Bizden sonra bu yolu yürüyecek olan doğa ve Osmanlı tarihi aşıklarının fermanları Hollanda Uluslararası Sultanlar Yolu derneği başkanı tarafından imzalanarak yollanacaktır.

Tüm yürüyüşcülere fermanları verildikten sonra Wim Tomassen ve Frans de Valk bana Atay vakfına iletilmek üzere 3500 Euroluk çeki takdim ediyorlar. Bu gruptaki yürüyüşcüler tarafından toplanan miktar, buna ilaveten Ted Duineveld ve Joost Peters'ın yardımları olarak 800 Euro eklenecek. Toplam bağış miktarının 6000 Euro civarında olacağını tahmin ediyorum. Tabiiki sizlerde bağışlarınızı www.atay.nl vakfına doğrudan yapabilirsiniz.

Algemeen Dagblad gazetesi Türkiye muhabiri Marc Guillot ve eşi Svala ile kokteyl sonrası Beyoğlu'nun arka sokaklarında küçük tabureler üzerinde ince belli bardaklarda çayımız yudumluyoruz. Frans kendine yeni bir gömlek almak üzere grubun kadınları ile İstiklal caddesine çıktı. Yarım saatte geleceğim diye. Gidiş o gidiş 2 saatte ancak gelebildiler.

Çay ve alışveriş molasından sonra Tünelden Galata köprüsüne doğru bir iniş yaptık ve köprünün üstünden Sultanahmet meydanına tramvay'a bindik. İstanbul'un toplu taşıma araçları şehrin trafik kesmekeşinde tam bir vaha gibi. Bin ve trafiği unut, rahat rahat şehir içi seyahat et.

Topkapı sarayında bizi rehberimiz Özcan bey karşıladı ve saray ile ilgili geniş ve kaliteli bilgisi ile bizi adeta büyüledi. Bir yandan sarayın haşmeti, bir yandan Özcan beyin tatlı anlatımı ve bir yandanda Sultanlar Yolunun son noktası olan bizim sarayımıza gelmiş olmanın dayanılmaz keyfi.

Yürüyüşümüzün keyifli anları sarayın büyülü havasıyla birleştiğinde bizim için mutluluğun resmi oluşmaya başladı. Mutluluğun resimleri varsa bu anda o  resimlerden mutlaka bir tanesi.

Sultanlar yolunun yeni maceralarında sizlerle yeniden görüşmek ve buluşmak üzere.

www.sultanlaryolu.com

www.sultanstrail.com


 

Alle rechten voorbehouden 2015 | Home  |  Disclaimer